06
06
KIVANÇ TATLITUĞ THE GAME CHANGER
Bir insanın cazibesinde nelere özen gösterdiğinin de payı var. Organize İşler: Karun Hazinesi dizisinde yeniden Sarı Saruhan’a hayat veren Kıvanç Tatlıtuğ’un dünyasında bu özen, bir karakter için seçtiği parfümlerden eşiyle ve oğluyla kurduğu hayata uzanıyor.
Yazar Kumru Yaren Cengiz
Fotoğraflar Charlie Gray
Moda Direktörü Ceylan Atınç
Röportaj Kumru Yaren Cengiz

Kırmızı ceket LOEWE / BEYMEN
Beyaz tişört MAVİ
“Ben şu anda aktif olarak oyuncuyum ama bir gün yapımcı, yönetmen ya da senarist tarafımı da oyuna sokabilirim. İçimde bunların hepsi şu anda canlı. İleriki yaşların bana getireceği üretkenliği ben de merak ediyorum.”
Kıvanç Tatlıtuğ’un kariyerinde insanı etkileyen, her karakterde yeteneğinin bambaşka bir tarafını ortaya koyması. Ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu her defasında farklı bir biçimde kanıtlıyor. Onu izlerken ne yapabileceğini bildiğimizi düşünüyoruz, bir sonraki rolünde yine şaşkınlık ve hayranlıkla donanıyoruz. Yirmi yılı aşan birikimini anlatırken “antrenman” kelimesini kullanıyor. Ekranda son derece doğal görünen bir hareketin, bir duygunun, bir susuşun arkasında çalışılarak edinilmiş bir hakimiyet var. Kıvanç Tatlıtuğ’un cazibesi de oynadığı insanı merak ettirebilmesinde güç kazanıyor. Bir karakterin kendini savunma biçimiyle, başkalarıyla anlaşmak için kurduğu dille ilgileniyor. Onu en küçük alışkanlığına kadar düşünmekten zevk alıyor. Dünyanın farklı yerlerinde izlenen, yeni işi beklenen bir oyuncu olarak seçimlerinde kendi merakına güvenmesi de bu portrenin en önemli parçası. Daha önceki işleri kadar sevilmeyebileceğini düşünse bile denemek istediği bir şeyin peşinden gidebileceğini söylüyor. Sarı Saruhan’ı anlatırken bu isteğin ne kadar canlı olduğunu hissediyoruz. Bütün o deneyimin yanında, oynadığı adamı keşfetmekten ve onunla eğlenmekten aldığı zevk duruyor.
Sarı Saruhan karakteriyle ilişkiniz nasıl? Kısa sürede ikonikleşen bu karakterle yeniden baş başasınız. Organize İşler: Karun Hazinesi’nde Sarı Saruhan’ın daha önce görmediğimiz hangi taraflarını göreceğiz? Aradan geçen süre sizin karaktere bakışınızı nasıl şekillendirdi?
Sarı Saruhan, ülkemizin kültüründe ve coğrafyasında varolan, Adanalı olduğu için çocukluğumda az da olsa vakit geçirdiğim ve hayatımdan geçmiş karakterlerden biri diyebilirim. Yılmaz Erdoğan, Organize İşler: Sazan Sarmalı için beni aradığında daha önce hiç yapmadığım bir dal olan komediyi kendisiyle beraber yapmamı teklif etti. Böyle bir karakteri de beraber üretip yola sokabileceğimizi söyledi. Ben de oyun kutumdan, geçmişte görmüş olduğum karakterlerden birini çıkartıp “Evet, bunu hayata geçirebiliriz,” dedim.
Bazı insanların bir radyo frekansı vardır. O frekanstan konuşmadığınız zaman onların dünyasında yoksunuzdur. Sizi görmezden gelir, konuşmaz; çok irite edici olabilir, sinirlenebilir. Onunla konuşmak pek mümkün olmayabilir. Sarı Saruhan da bence o tarz bir insan. O frekansı yakınından bile tuttursanız bence onunla çok iyi anlaşabilirsiniz. Vizyonu dar bir adam gibi görünse de kendini geliştirmeye adamış biri. Kız arkadaşı Ecem’e verdiği sözün arkasında durup küfrü bırakmaya çalışması, bunun yerine kendisine güzel alışkanlıklar eklemesi, yoga yapması, klasik müzik dinlemesi...
Organize İşler: Karun Hazinesi’nde Sarı Saruhan da diğer karakterler gibi Organize İşler’in kendi yarattığı o kült dünyanın omurgasının dışına çıkmıyor; karakterine, yapısına ve dünyasına bağlı kalarak kendi kendine deri değiştiriyor ve yeni versiyonlarla ortaya çıkıyor. Kişisel gelişimi için gösterdiği çaba çok takdire şayan ve bir o kadar da komik. Yeni bir maceranın içinde yeni bir hazinenin peşine düşüyor. Ağırlığını da olabildiğince koyuyor; metrekare olarak geniş, göbekli de bir adam biliyorsun. Hazineyi sapasağlam eline geçirip diğer serüvenlere bir köprü kurmanın peşinde şu anda.
Sarı Saruhan komediye bakışınızı nasıl değiştirdi? Bu karakter kariyerinizde nasıl bir yerde duruyor?
Böyle iddialı bir laf edeyim mi bilmiyorum ama ben galiba yıllarca ağlamaktan çok sıkılmışım. Televizyon dizilerinin ağırlığıyla, o matematiğin ve dramaturjinin içinde yoğrulmuş oyunculardan biriyim. Dünyanın geneline baktığınızda Türk oyuncular dışında sahada bu kadar kalmış, sürekli dizi çekmiş, 500 ila 600 bölüm tecrübesiyle konuşan çok az oyuncu olduğunu tahmin ediyorum. Bu yüzden Türkiye’de bizler çok antrenmanlı oyuncularız. Projelerde genellikle ağlayan, birilerinin yaralarını onaran, onları toparlayan, kavrayan, koruyan, bağlı bulunduğu yeri olabildiğince güvenli tutmaya çalışan karakterlere hayat verdim. Burada televizyon dizilerinden bahsediyorum; sinemayı ayrı tutuyorum. Sinemada başka şeyler denemeye özen gösteriyorum. Ama bütününe baktığımda çok ağlamışım. Üzüntüyle, ıstırapla, sıkıntıyla, yani dram dediğimiz şeylerle o kadar çok vakit geçirmişim ki komedi bana çok iyi geldi. Sette kendim gülebildim, arkadaşlarımla beraber güldük, bazen gülmekten sahneleri çekemedik. Gülmek kadar ruhu besleyen başka hiçbir şey yok. Bu proje bana bunu ziyadesiyle yaşattığı için bitmesini hiç istemiyorum. Profesyonel taraftan değil, ruhumu besleyen taraftan konuşuyorum. Ben bütün komedyenlerden on kat daha fazla eğlendim, onu söyleyeyim. Çünkü komedyenler yıllardır komedi yaptıkları için zaten gülüyorlar. Ben bu camiaya yeni düştüm, gülmeye de yeni başladım.
Röportajın devamı ekim sayısında.

Yün bisiklet yaka triko PRADA
Kolye SEVAN BIÇAKÇI

Kırmızı ceket LOEWE / BEYMEN
Beyaz tişört MAVİ
Twisted workwear kırık beyaz pantolon JW ANDERSON
Deri siyah botlar ISABEL MARANT

Yün bisiklet yaka triko ve siyah pantolon PRADA
Kolye SEVAN BIÇAKÇI

Bej atlet HERMÈS
Kolye SEVAN BIÇAKÇI

Bej atlet ve deri pantolon HERMÈS
Kolye SEVAN BIÇAKÇI
Deri bot TOM FORD / BEYMEN

Yün bisiklet yaka triko ve siyah pantolon PRADA
Kolye SEVAN BIÇAKÇI
Mekan Four Seasons Hotel Istanbul At Sultanahmet
Moda ekibi Damlasu Tuğtekin, Zeynep Özgüder
Prodüksiyon direktörü Sena Yavuz
Saç Burhan Çılgın
Makyaj Doğukan Tuncer
Fotoğraf asistanları Garth McKee, Ahzab Günel, Emir Kırıcı (digioneplus)
Makyaj asistanı Hazar Baştürk
Saç asistanı Mehmetcan Yılmaz
Prodüksiyon asistanı Eylül Kaya