23
23
AYNI ŞEHİRDE: İSTANBUL DEĞİŞİRKEN
Ci Demi, Tibet Oktay Aslan ve Hüseyin Güler’in İstanbul üzerine çalışmaları Aynı Şehirde sergisinde buluşuyor. offgrid art project’in yeni sezon sergisi, şehrin gündelik hayatından yıkıntılarına, değişen mahallelerinden geride kalan izlere uzanıyor. 212 Photography Istanbul’un paralel etkinlikleri arasında yer alan sergi, 25 Ekim’e kadar görülebilir.
Yazar Kumru Yaren Cengiz
İstanbul’da bir yerin birkaç yıl önce nasıl göründüğünü hatırlamak giderek zorlaşıyor. Binalar yıkılıyor, mahalleler değişiyor, yerlerine yenileri geliyor. Bazen aynı sokaktan geçmeye devam ederken bile bildiğimiz İstanbul’un ne kadarının hala orada olduğunu kestirmek güç. Şehrin eski halleri ise fotoğraflarda, yapıların üzerinde ve orada yaşamış insanların hafızasında kalıyor.
Offgrid Art Project’in 18 Eylül’de açılan yeni sezon sergisi Aynı Şehirde, Ci Demi, Tibet Oktay Aslan ve Hüseyin Güler’in çalışmalarını yan yana getiriyor. Üç sanatçı da İstanbul’da yaşıyor ve fotoğrafla çalışıyor. Aynı şehri kaydetseler de ilgilendikleri İstanbul birbirinden farklı. Gündelik hayat, yıkıntılar, mimari yüzeyler, göç, insanlar ve yapı malzemeleri sergi boyunca şehrin farklı parçalarını gösteriyor.

Ci Demi, Untitled, 2026
Ci Demi’nin fotoğraflarında İstanbul’un gündelik hayatı ve değişen kent dokusu var. İstanbul Üniversitesi’nde İtalyan Dili ve Edebiyatı okuyan ve fotoğrafa 28 yaşında başlayan Demi, kurgudan uzak, belgeselci bir yaklaşımla çalışıyor. Fotoğraflarındaki renk kullanımı ise sanatçının “sessiz gerilim” olarak tarif edilen görsel dilinin belirgin parçalarından. İlk fotoğraf kitabı Şehir Fikri de İstanbul’u insan, hayvan ve dilden yoksun, tekinsiz bir şehir olarak ele alıyordu.
Tibet Oktay Aslan’ın İstanbul’unda odağın büyük kısmını şehrin fiziksel kalıntıları oluşturuyor. Yıkıntılar, yapı malzemeleri ve mimari yüzeylerle çalışan Aslan, fotoğraf temelli pratiğinde fanilik ve dönüşüm kavramlarını mimarlık ve maddesel kültür üzerinden araştırıyor. Yapı malzemesi onun işlerinde yalnızca bir binadan geriye kalan parça değil; kendi geçmişini ve geçirdiği dönüşümleri taşıyan bir özne. Araştırma ve saha çalışmalarını alternatif fotoğraf baskı teknikleri, sanatçı kitabı ve yerleştirmeyle birlikte kullanıyor.

Hüseyin Güler, Gözden Uzakta, 2020
Hüseyin Güler’in belgesel pratiğinde insanın yaşadığı çevreyle kurduğu ilişki daha görünür. Kent sosyolojisi, göç, politik ekoloji ve insan hayvan etkileşimi üzerine çalışan Güler, fotoğrafı tek başına tamamlanmış bir seri olarak düşünmüyor. Üretim sırasında tuttuğu notlar, topladığı nesneler ve haritalar da çalışmalarının parçası. Şehrin fiziksel değişimi kadar bu değişimin insanlar ve gündelik hayat üzerindeki karşılığı da işlerinde yer buluyor.
Aynı Şehirde bu üç pratiği ortak bir İstanbul görüntüsünde buluşturmuyor. Ci Demi’nin gündelik hayattan kaydettiği şehir, Tibet Oktay Aslan’ın yapı malzemelerinde aradığı zaman ve Hüseyin Güler’in sosyal hafıza üzerinden çalıştığı İstanbul aynı yerde duruyor. Serginin adı da buradan başka türlü okunabiliyor: Aynı şehirde bulunmak, aynı şehri görmek anlamına gelmiyor.
İstanbul sürekli değişiyor ama her değişiklik sıfırdan başlamıyor. Yeni yapılar eskilerinin yerine geçerken, önceki şehirden kalan parçalar başka biçimlerde yaşamaya devam ediyor. Aynı Şehirde de İstanbul’un bugün nasıl göründüğü kadar, bugüne gelirken neleri geride bıraktığıyla ilgileniyor.

Tibet Oktay Aslan, Kontak II, 2026
212 Photography Istanbul’un paralel etkinlikleri arasında yer alan Aynı Şehirde, 25 Ekim 2026’ya kadar offgrid art project’te görülebilir.
Yatay Kapak Fotoğrafı: Aynı Şehirde, offgrid art project, sergiden görseller