12 Eyl 2026

30. İSTANBUL TİYATRO FESTİVALİ: SAHNENİN HAFIZASI

İstanbul Tiyatro Festivali 30. yılında hafıza, dil, edebiyat ve dans arasında genişleyen bir programla şehre dönüyor. 22 Ekim’de Caroline Guiela Nguyen imzalı Lacrima ile başlayacak festival, 3 Aralık’a kadar Türkiye’den ve dünyadan 17 yapımı İstanbul’un iki yakasında bir araya getirecek.

  • Yazar Numéro 

  • İstanbul Tiyatro Festivali bu yıl 30. kez perdelerini açıyor. Mehmet Birkiye küratörlüğünde hazırlanan programda altı uluslararası, 11 yerli yapım var. Tiyatronun yanı sıra performans ve çağdaş dans yapımlarının da yer aldığı programda hafıza, dil ve iletişim gibi meseleler farklı oyunlarda tekrar tekrar karşımıza çıkıyor.

    Festivalin açılışını Caroline Guiela Nguyen’nin yazıp yönettiği Lacrima yapacak. Bir prensesin düğünü için hazırlanan gelinliğin üretim sürecini izleyen oyun, Paris’teki bir modaevinden Mumbai’deki nakış atölyelerine uzanan görünmez bir emek zincirini sahneye taşıyor. Fransızca, Tamilce, İngilizce ve Fransız işaret dilinin kullanıldığı Lacrima, 22 ve 23 Ekim’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde izlenebilecek.

    Hafıza, programın farklı noktalarında birbirinden oldukça farklı hikayeler üzerinden beliriyor. Murat Gülsoy’un aynı adlı romanından hareketle hazırlanan Ve Ateş Bizi Tüketiyor bir kaybın peşinden geçmişe uzanırken, Sanatçısı Belirsiz*: İvi Buradaydı 1964 sürgününün ardından İstanbul’un kültürel hafızasından silinen Rum ressam İvi Stangali’nin izlerini takip ediyor. Elif Özge Maltepe’nin kaleme aldığı Bir Çeyiz Sözleşmesi ise arşivden çıkan 129 yıllık bir çeyiz senedini, yazıldığı Yeniköy’deki Panayia Rum Kilisesi’nde yeniden okuyor. Taldans’ın En Son Neyi Unuttuğumu Hatırlamıyorum çalışmasının çıkış noktası da yaklaşık 30 yıl önce Tiyatro Araştırma Laboratuvarı tarafından arşivlenen Troya İçinde Vurdular Beni.

    Sanatçısı Belirsiz*: İvi Buradaydı

    Festivalin uluslararası konuklarından Dmitry Krymov, Rusya Ukrayna savaşının gölgesinde yazdığı Requiem ile İstanbul’a geliyor. Haruki Murakami’nin Sahilde Kafka’sından Shakespeare’in Hamlet ve Ofelya’sına uzanan yapım, 11 ve 12 Kasım’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak. Marah Haj Hussein ise Dil Broblem Değil’de işgal altındaki Filistin’de yaşayan ailesinin ses kayıtlarından hareket ediyor ve anadilin kuşaklar boyunca nasıl dönüşebildiğine bakıyor. Ad Infinitum imzalı Veda Ritüelinde doğuştan sağır bir adam, işaret dilini hiç öğrenmemiş babasının ölümünün ardından ona kendi ritüeliyle veda ediyor. Ramesh Meyyappan’ın oynadığı sözsüz solo performansı George Mann yönetiyor.

    Çağdaş dans da 30. yıl programının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Uzun bir aranın ardından festivale dönen Nederlands Dans Theater’ın NDT 2 topluluğu, Jiří Kylián ve Marco Goecke’nin NDT repertuvarından iki yapıtını Noé Soulier koreografisiyle yan yana getiren üç bölümlük bir program sunacak. Fernando Melo’nun 2023’te Danish Dance Theatre için yarattığı Rüzgâr Ağacı ise İstanbul Tiyatro Festivali, İstanbul Devlet Opera ve Balesi ve MDTistanbul ortaklığıyla MDTistanbul dansçıları için yeniden sahnelenecek.

    Bazı yapımlar sahne ile İstanbul arasındaki ilişkiyi doğrudan oyunun parçasına dönüştürüyor. Bu yıl 10. yılını kutlayan BAM İstanbul ekibinin İstanbul Mon Amour projesi, Aşk > Nefret < Aşk alt başlığıyla Kadıköy’e yayılıyor. Reşad Ekrem Koçu’nun İstanbul anlatılarından hareket eden Silahşör Kızı Rabia Hanım ise 24 ve 25 Ekim’de Asmalımescit’teki Phebus Müzayede Evi’nde sahnelenecek. Bir Çeyiz Sözleşmesi için Yeniköy’deki Panayia Rum Kilisesi’nin seçilmesi de mekan ile anlatı arasındaki bağı programın başka bir noktasında sürdürüyor.

    30. İstanbul Tiyatro Festivali’nin Onur Ödülü bu yıl Tilbe Saran’a sunuldu. 9 Eylül’de düzenlenen törende Saran, 1989’dan bu yana festivalde izlediği yapımlardan parçası olduğu 14 oyuna, hocalarından dostlarına ve İstanbul’un artık var olmayan seyir mekanlarına uzanan anılarını paylaşırken, festivalin kendisine en çok “umut” verdiğini söyledi.

    Tilbe Saran

    Festivalin son gecesi aynı zamanda bir devir teslimine sahne olacak. Son üç yıldır İstanbul Tiyatro Festivali’nin küratörlüğünü üstlenen Mehmet Birkiye’nin yönettiği Dorian Gray’in Portresi, 3 Aralık’ta ilk gösterimini yaparak festivali kapatacak. Salih Bademci, Engin Hepileri ve Yiğit Sertdemir’in rol aldığı yapımın metnini Kerem Kurdoğlu sahneye uyarlıyor. Birkiye’nin ardından festivalin küratörlüğünü Naz Erayda ile birlikte Kurdoğlu devralacak.

    Festival bu yıl sahnenin dışındaki programını da Festival Artı başlığı altında topluyor. Söyleşiler, ustalık sınıfları, atölyeler, kitap kulüpleri ve Bellek Sahnesi buluşmalarından oluşan ücretsiz programda Caroline Guiela Nguyen, Fernando Melo, Ramesh Meyyappan ve Nederlands Dans Theater 2 gibi festival konuklarının katılacağı etkinlikler de bulunuyor.

    Kapak Fotoğrafı: 30. İstanbul Tiyatro Festivali Basın Toplantısı,Salih Bademci, The Marmara Taksim, Fotoğraf: Salih Üstündağ